31 Ocak 2016 Pazar


KİLİSE VE DİN
G.ORWEL - BOĞULMAMAK İÇİN
Baygın cesetsi kokular, pazar giysilerinin hışırtısı, orgun hırıltısı ve gümbürdeyen sesler ile ağır ağır ilerleyen ışık huzmesi. Çocukları için büyükler; bir şekilde bu olağanüstü gösterinin gerekli olduğunu düşünürler.
İnsanların yüklü dozlarda İncil almaları gerektiği düşünülürdü. Her yerde , duvarlarda kutsal kitaptan alınma sözler olurdu. Çoğu insan Eski Ahit'in koca bölümlerini ezbere bilirdi.
İsrailliler yine Rabbin gözünde kötü olanları yapmıştır.
Kutsal kitap bir tür ilaçtır, yutmamız gereken, bir şekilde gerekli olduğunu bildiğimiz acayip tadı olan bir şey...
Uzun kaskatı giysiler giyip, sakal uzatan, ibadet yerlerinde sedir ağaçları ve bu ağaçlardan yapılmış malzemeler bulunan, develeri olan ve develerle oraya buraya giden, olağan üstü işler yapan insanlar.
Bu insanlar kızgın kumlarda dolanıyor, yanlış adaklar adıyor, çarmıhlara geriliyor, kızgın fırınlarda dolanıyor, balıklarca mideye indiriliyordular.
“Fransız Devrimi başladığında Kant altmış beş, Hegel on dokuz yaşındaydı. Bu büyük olay karşısında Kant’ın biyografları, düşünürün bir saat düzeni içinde akıp giden yaşam tarzını bozarak heyecanla sokağa fırladığını, gazetecilere koştuğunu anlatırlar. Genç Hegel de Devrim’i benzer bir heyecanla karşılamıştı.”
Hegel;  “Hayatının son yıllarına kadar tarih felsefesi derslerinde bu büyük olaydan aynı coşkuyla söz etmiştir. ‘Düşünen her varlık bu dönemi kutladı’ diyordu Hegel bu derslerinde.”
Üstelik bunu Fansızlarla kanlı savaşlara, kayıplara, Jakoben terörüne rağmen yapmış, 1789’u karalamayı aklından bile geçirmemişti.
Taner Timur , Felsefe, Toplum Bilimleri ve Tarihçi (Yordam Kitap)

DÜNYAYI DEĞİŞTİRMEK
Hepimiz dünyayı değiştirmek için çıktık yola ama sonunda biz değiştik. 
Dünyayı değiştirmek üzere yola çıkanların hazin öyküsü birçok romana, filme konu olmuştur. Öykülerdeki hüzün, dünyanın değişmemesinden değil, kahramanların öngördükleri biçimde değişmemesinden kaynaklanır. Yoksa dünya değişir değişmesine... Değişimin kaçınılmazlığı şaşmaz bir kuraldır. Dünya da değişecektir, onunla birlikte birey de. 
Bakma “böyle gelmiş böyle gider dünyayı  değiştirmek sana mı kalmış!” diyenlere. 
Hep böyle gelmiş böyle gitmez, hiçbir şey ilanihaye sürmez. Her şey değişir, bu her şeyin içinde dünyayı değiştirmek isteyenin kendisi de vardır. İnsan dünyaya değiştirmeye ve değişmeye gelmiştir. Tarih değişimin öyküsüdür. Ama değişimin kaçınılmazlığı çürümenin erdem olduğu anlamına gelmez. Değişim, yönünü önceden görenler galip, ona ters düşenler mağlup ilan edilir. Ama galip tarafta yer alan illa en akıllı olan değildir. Galip safta yer almak rastlantının sonucu da olabilir. Değişimin yönünün yanlışlığı doğruluğu sorusu kadar anlamsızdır, (gerçekten de doğru kime göre doğru, yanlış kime göre yanlış; biri için doğru olan öbürü için yanlıştır) değişime ayak uyduranların en akıllılar olduğunu sanmak. Nitekim bilim adamları bir nükleer savaş sonrası ortamına en iyi ayak uyduracak olanların hamam böcekleri olacağını söylüyorlar. Değişimin yenikler safına attığı kişilerin unutmamaları gereken de değişimin sonucunda varılmış olan değerler bütününün de, ilelebet baki kalmayıp değişeceğidir. Bu durumda da bugün için doğru olan yarın için yanlış, bugün için erdem olan, yarın için kepazelik olabilecektir. 

Demek ki değişim olgusuna bir tek noktaya göre bakmak da aldatıcıdır. Değişimde asıl önemli olan varılan noktadan çok yürünen yoldur. Zaten hayat dediğimiz de değişmek ve değiştirmek yolunda yürünen zaman parçasından başka nedir ki? 

İyimser olmalı ve bilmeliyiz ki, her şeyin değişmesi ana kural olduğuna göre bugünkü durum da değişecektir. 

30 Ocak 2016 Cumartesi

YEMEK

İNGİLTERE' DEKİ AMERİKAN YEMEKLERİ

Mekanlarda keyif kaçıran bir hava vardır. Her şey şık ışıltılı, modern; ne yöne bakarsanız bakın aynalar, sırlı ve krom kaplı yüzeyler. Her şey dekorasyona harcanmıştır; yemeğe ise hiçbir şey. Yemekler gerçek bile değildir. Menülerde Amerikan isimleri sıralıdır; tadına bakamayacağınız, hatta varlığına bile inanmakta zorlanacağınız hayali türden malzemeler. Her şey ya karton paket veya teneke kutudan çıkarılır, ya da buzdolabından alınır, musluktan fışkırtılır veya tüpten sıkılır. Ne konfor ne mahremiyet. Oturmak için sadece yüksek tabureler, yemek için ensiz bir tezgah çıkıntısı vardır ve dört bir yanınızda aynalar.
Müziğin gürültüsü ile verilen mesaj; yemeğin önemli olmadığı, rahatlığın önemli olmadığıdır. Sadece şıklık, ışıltı ve modern görünüş önemlidir.




ŞİŞMANLIK

Hiç kimse şişmanların da duyguları olabileceğini düşünmez. Şişmanlar özellikle de doğuştan, çocukluktan beri kiloludurlar ve diğerlerine pek benzemezler. Onların hayatı farklı bir düzlemde, bir tür hafif komedi düzleminde geçer.
Şişmanlık bakış açınızı da değiştirir. Olaylara fazla üzülmenizi önler. Hep şişko diye çağrılan biri derin duyguların varlığından gerçekten haberdar olabilir mi? 
Trajik bir sahneye asla şahit olmaz; çünkü şişman birinin olduğu sahne trajik değil ancak komik olabilir.  
Şişmanlar her zaman popülerdirler. Şişmanların arasına katılıp da rahat edemeyecek kimse yok gibidir.
Ayrıca; şişmanlar zihinsel olarak şişman değildirler. 
Her şişmanın içinde zayıf biri olabilir, dikkat etmelidir.
Kadınlara karşı kilolu erkeklerin şansı diğer erkeklerden daha fazladır. Kadınların şişmanlara şaka gözüyle baktıklarına asla inanmayın. Kadınlar onlara aşık olduklarını inandıran hiçbir erkeğe şaka gözüyle bakmazlar.
Şişmanlara özgü bazı huylar vardır. Onlar içsel olarak, zihinsel olarak şişman değildirler. 
Şişmanlık çok itici değildir ama terziler biraz "dolgun yapılı" derler. Ayrıca bazı kadınlar kırmızı suratlı erkekleri severler. Yaşlı kurtta hala hayat var diye düşünürler.
GEORGE ORWELL

29 Ocak 2016 Cuma

AFORİZMALAR
Cesaretin en önemli türü " medeni cesaret" tir.
Kimi insan istiridyeye benzer. Bir inci yaratmak için, sıradan bir kum tanesi yeter.
"Ülke" batarken, "vatan sağ olsun" denebilir mi?
Ölmüş ama yatmak nedir bilmiyor.....
Bir süprüntünün değerini artırmak için KLASİK demek yeterlidir.
Ya robotlar solcu olurlarsa......
Dinlediğiniz açıya göre gerçek değişir....
Uyurgezerlerin şehrinde bir tek ben mi uyanığım.
Karnıgümbürdeyen....

Birinci perdede silah görünmüşse, en geç sonuncu perdede o silah patlayacaktır.
ÇEHOV
Bir korkak olarak yaşamak, kahramanca ölmekten daha fazla cesaret gerektirir.
CORTO MALTESE
CEMAL-SEN AYDINLATIRSIN GECEYİ
Yarayla alay eder yaralanmamış olan.
Bak nasıl da sararıp soluvermiş Tanrıça kederinden.
Sen çok daha parlaksın çünkü.
Sen tüm göklerdeki yıldızların ilki.
Sen aydınlatırsın geceyi.


SAFFET MURAT TURA

" Sanırım hayata derin bir anlam yüklemeye çalışmamız, kendimizi ayrıcalıklı bir varlık olarak görmek istememizle yakından ilişkili. Evrenin etrafımızda döndüğünü sanıyoruz ama her şey olup biterken, yaşananlara şahit olmaktan başka bir şey gelmiyor elimizden. Ne yazık ki bütün hayat koşturmacamızdan geriye çok fazla iz kalmıyor. Milyarlarca yaşam geldi geçti bu dünyadan. Ne çok önemsediler hayatı, sorunlarını. Onlarda yaşadı. Ama artık yoklar. İşte tam da bu noktada hayatlarımızın derin anlamlar içerdiğine inanmazsak, kocaman bir boşluk duygusu tarafından ele geçiriliriz.

Çoğu zaman önceden dağıtılmış rolleri oynamaktan başka bir şey yapamıyoruz. Sınırları, milletleri, dinleri, aileyi, kapitalizmi biz kurmadık. Doğduğumuzda hazır bulduğumuz rolleri üstlenerek oyunu sürdürmeye devam ediyoruz. Neden ? Anne ve babalarımızın korku ve umudu yüzünden, daha doğrusu bunun için yetiştirildiğimizden... Yaşadığımız hayatın doyumlu olabilmesi, istediklerimizin hayatımızla uyumlu olabilmesiyle yakından ilişkili. Bu da oyunu değiştirmekle mümkün."

27 Ocak 2016 Çarşamba

“Ya bir yol bulacağım ya da bir yol yapacağım” 
Kartaca komutanı Hannibal

24 Ocak 2016 Pazar

Bugün 24 Ocak 2016
24 Ocak 1993  Büyük insan UĞUR MUMCU' nun ölüm yıl dönümü.
Uğurlar olsun, Uğurlar olsun,
Hüzünlü bulutlar yoldaşın olsun.
Bir keskin kalem bir kırık gözlük,
Yürekli yiğitlere hatıran olsun.
VURULDUK EY HALKIM UNUTMA BİZİ.
DEMOKRASİ-ACİL DEMOKRASİ- TEK ÇAREMİZ.......

“Eğer nazar doğurup öldürebilseydi; sokaklar hamile bırakılmış kadın dolu ve ceset yığılı olurdu.” 
PAUL VALERY  

21 Ocak 2016 Perşembe

Ressam: Sen neyin resmini yapacaksın?
Öğrenci: Tanrı’nın.
Ressam: Ama onu gören olmamıştır ki !
Öğrenci: On dakika sonra herkes görecek.

18 Ocak 2016 Pazartesi


Adolf Hitler
Sonuna kadar gitti. Vardığı yer, kendisinin de sonu oldu. 
Diktatörlerin serüveninin birbirine benzemesi sizi de şaşırtıyor mu?
İNSANLAR
“Kendi doğru bildiklerini hesapsız ve sadece vicdanlarının sesini dinleyerek ifade etmekten kaçınmayan insanlar”. 

14 Ocak 2016 Perşembe

“Bu ülke bizim değil bizi öldürmek isteyenlerin ülkesi” 
Tezer Özlü

12 Ocak 2016 Salı

“Bir kentte hayran kaldığın şey onun yedi ya da yetmiş yedi harikası değil, senin ona sorduğun bir soruya verdiği yanıttır.” İtalo Calvino - Görünmez Kentler...

10 Ocak 2016 Pazar

“Adalet erdemdir ve ancak erdemliler adil olabilir” 
Sokrates

“Cinsiyet eşitliğinden konuşup duruyorsunuz. Oysa hiçbiri aynı boyda değil!” 
DE AMELIN  

8 Ocak 2016 Cuma

HAYVAN
Ağırlıklı olarak belli bir koşulda yaşamak üzere programlanarak dünyaya gelmiş ( kara, hava, deniz yada ikisi birden ) iletişimlerini, beslenmelerini ve üremelerini kendi doğalarına uygun şartlarda gerçekleştirebilen, yalnızca yaşama içgüdüsüyle hareket eden, ekonomi, sanat, müzik gibi kültürlere ihtiyaç duymadan yaşayabilen, art niyetsiz canlı varlıklardır.....
EN GÜZEL                 :
En güzel gün              : BUGÜN
En kolay şey               : HATA YAPMAK
En büyük engel           : KORKU, ENDİŞE
En büyük hata             : YILGINLIK
En önce gelen ihtiyaç  : İLETİŞİM

ZAMAN - SAAT
Ölümü yanıltmak için evin içine bir sürü saat koymuştu.
Hepsi ayrı ayrı zamanı gösteriyordu.
ZULÜM
Zulmün altında iktidar kavgası yatar. Paylaşmama, el koyma, insanı yönetme, para kazanma, vs....
Zulüm çoğu zaman toplumsallaştırılır ve toplum, iki, üç veya daha çok cepheye bölünür, zıtlaştırılır. Düşmanlaşan gruplar kıyasıya çatışmaya, kavgaya, savaşa tutuşurlar. Aslında bu kavga uluslararası düzeyde bir dünya egemenliği kavgasıdır. Yerel piyonlar bu kavgadan yararlanır ve ""ceplerini"" doldururlar. Olan ise ""HALK'a, TOPLUM'a"" olur.
İnsanların iktidar çıkarı söz konusu olunca vicdansız bir yaratığa dönüştükleri gözlemlenmiştir.
VATAN
Vatan bir toprak parçasının adı değildir. Üzerinde insanların yaşadığı ülkedir Vatan. Bu insanların varlığı, acısı, sevinci, sevgisi, vb. ile bütündür ve ""VATAN"" olur.
ŞEHİTLİK
Anlamsız bir savaşta ölümleri yüceltmeye ""ŞEHİT EDEBİYATI"" denir. Anlamsız bir savaşta ölümlere isyan edenlere karşı yöneltilenler ise ""NEFRET SUÇU"" saldırılarıdır.
ÖLÜM
İnsanoğlunun en acımasız gerçeğidir. İdam sehpası, Kafasına dayanmış bir tabanca, Kurşuna dizilen bir kurban, Bir tabut....
İnsan belleğine kazınır ve çıkmaz....

Yerin altıda birdir, üstü de birdir...

6 Ocak 2016 Çarşamba

HOBBİT' LER VE ORTA DÜNYA
Orta Dünyanın kuzeybatısında hoş, bereketli bir bölge olan Eriador bölgesinin en güzel şehri Shire'dir
Shire nüfusunun en büyük kısmını Hobbit' ler oluşturur. En bilinen Hobbitleri ise BilboFrodoSamMerry ve Pippin'dir.
Shire, 4 altbölgeye ayrılır:
  • Kuzeydirhem
  • Doğudirhem
  • Güneydirhem
  • Batıdirhem
Hobbiton köyü, Batıdirhem'dedir.
Kuzeydirhem avlakları hariç yoğun kar yağışının ender görüldüğü, iklimi ılıman topraklara sahiptir. 
Batıdirhem'de yaşayan Hobbit'ler misafirperver bir halk olup çoğunlukla çiftçi, zanaatkar ve küçük tüccar olarak çalışırlar. Her türlü partiyle şenlikten çok hoşlanırlar. Biraz da tutucudurlar.
J.R.R.TOLKİEN

5 Ocak 2016 Salı

KADRO DERGİSİ
Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Atatürk’ün;  CUMHURİYETİN KURULUŞ DÖNEMİNDE, DEVRİMCİ İDEOLOJİYİ, DEVLETÇİ BİR SOL ÇERÇEVEDE YORUMLAMAK ÜZERE ÇIKARILAN BİR DERGİ “”KADRO DERGİSİ”” nin kurucusu ve yazarıdır.
Ocak 1932- Ocak 1935 arası yaşadı.
Aylık fikir ve ideoloji dergisiydi.
Kurucular : Şevket Süreyya Aydemir (Başyazar), Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Vedat Nedim Tör, Burhan Asaf Belge, İsmail Hüsrev Tökin’dir. 

4 Ocak 2016 Pazartesi

Ölüm tüm problemlerin çözümüdür. İnsan yok problem yok.
JOSEF STALİN
"ÜLKE" BATARKEN, "VATAN SAĞ OLSUN" DENEBİLİR Mİ?
YENİ BİR YIL
Yeryüzündeki bütün kötülükler bir araya gelmişler ve anlaşarak zarar vermek için aynı seneyi mi seçmişlerdi?
2015 yılında da aynı şeyi yapmışlardı. Gidenlerle eksildik ve göremeyecekleri bir yıla girdik.
Her 1 Ocak yeni bir başlangıç olsun deriz. Umut demek ki bir takvime ihtiyaç duyuyor, bazen de büyük yalanlara...
Ama bilemem, belki sen farklısın dır , kendi takvimini yaşıyorsundur....
AFORİZMALAR
- Kayboldum diye üzülme sakın, seni arayan biri vardır.
- Çevresindekiler azaldıkça değil, kalabalıklaştıkça yalnızlaşır insan.
- İnsan iki şey için kaygılanır; nedenini bil(e)medikleri veya nedenini bilse bile üstesinden gelemedikleri için.
- İnsanlar bencil olmaktan değil, bencil görünmekten utanırlar.
- İnsan sadece ihtiyaç duyduğunu özler.
-YAŞAMI BOYUNCA HERKES BİRİNİ BULUR AMA BİRBİRİNİ BULMAK ÇOK AZ İNSANA NASİP OLUR.
-Uygun bir zaman da HAYATIMI doktora götüreceğim.
-Aklın sesinin egemen olmadığı durumlarda en yüksek sesle bağıranın dediği olur.
-Ellerinde kılıçla yaşayanların kılıçsız bir dünya düzeni görmeleri kolay değildir. En fazla kalkan rüyası görebilirler.
-Dünyayı durdurmaya çalışmak yerine "itin" daha hızlı dönsün.
-İnsan kendi cümlesinin öznesi olmalıdır.
-Çobanın vizyonu keçinin götü kadardır.
-Doğduğu zaman insana bir klavuz verilmelidir.


2 Ocak 2016 Cumartesi

SİNEMA; Bence sinema yeni bir evren yaratmanın, gizli hakikatleri keşfetsinler diye başkalarına da gösterdiğimiz büyüleyici bir dünya yaratmanın özgün yolu.
SANAT; insana manevi bir varlık olduğunu, sonunda geri döneceği sonsuz genişlikte bir ruhun parçası olduğunu hatırlatmak için vardır. (*)
ANDREY TARKOVSKİ
* Sanatçının bu görüşüne kesin katılmıyorum....
İnsan dolandıran bir hayvandır ve insandan başka dolandıran hiçbir hayvan yoktur.
Edgar Allan Poe
Bu dolandırmayı basit suç kavramından çıkarıp kitlesel dolandırma, kandırma (en çok maruz kaldığımız) şekilde tanımlayabiliriz. Siyaset bizi hep "sağlam adamlar ile " dolandırmıştır. Buna inanın ve emin olun.
Tek başına mutlu olmak utanılacak bir şeydir.
A.Camus
Düşünceler hayatın hizasını bozuyor......
Peki, yaşamın hiza ve istikameti var mı? 
İnsan bunları nasıl düzene sokuyor?
Nazım Hikmet
                               

“Söyleyeceklerim şimdi sana inanılmaz gelebilir.”                             “Ama gerçeklerine alışık olmadığın bir geçmiş, daima inanılmazdır.” 
Huxley “Cesur Yeni Dünya”